Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
63

80 ve 90’lı yıllarda başta televizyonlarda ”Temeli rock müziğe dayalı, kendisine savaştan barışa, aşktan doğaya kadar her şeyi konu edilebilen ve gitarsız, özellikle elektro gitarsız düşünülmeyen bir müzik.” diye lanse edilen bir müzik türüyken, bir anda haberlerde satanist cinayetlerinin asıl sebebi olarak gösterilen bir müzik türü haline gelen ve bu yıllarda bu müziğin en büyük kalesi olan Akmar Pasajı… Başta daha metal gruplarının tişörtleri, albümleri ve patchleri bu ülkeye girmemişken giydikleri kazaklarla merdivenlerde oturan 10-15 metal dinleyicisi gencin asıl evi, Türk metal tarihinin altın çağını yaşadığı bir yer. Pentagram, Saadeth, Hammer Müzik, Atlantis gibi birçok efsanevi dükkanı içinde bulunduran Akmar Pasajı, şu sıralar bu özelliğini kaybetmiş durumda. Biz ise Akmar Pasajı’nın bir müzik kalesi olduğu dönemden bu özelliğini kaybettiği sürece ışık tutmak istedik.

Başlangıç

1980’lerin sonlarında Türkiye’de metal müzik kendi çapında yükselişe geçmişti. Bu yükselişte grup olarak Metalium, Pentagram ve Metafor başı çeken gruplardı. 1988’de yapılan Speed Metal Attack isimli konserde boy gösteren üç grup Türk metal müziğinin üç silahşörleri haline gelmişti. Türkiye’de metal dinleyicileri için ilk mekan girişimi de bu üç gruptan Metalium’un vokali Sadi Çöğür‘den gelmişti. Moda Pasajı’nın içerisinde aslında sahaf olan bir dükkana sahip olan Sadi Çöğür aynı zamanda dükkanında metal dinleyicilerini de ağırlıyordu. Sonrasında ise o dükkan kapandı ve Akmar Pasajı’nın üst katına taşındı. Akmar efsanesi de böylece başlamış oldu.

Kim bu metalciler?

Akmar’da kurulan ilk dükkandan sonra Akmar’ın alt katına Pentagram Store, sonrasında ise Hammer Müzik, Saadeth ve Zihni gibi birçok müzik dükkanı açıldı. Müzik dükkanlarının hemen karşısında da Villa Kafe isimli bir kafe bulunmaktaydı. Metal dinleyicisi genellikle Villa Kafe’de çayını içer sonrasında da gidip albümünü alır hale gelmişti. Onun dışında Akmar’da bulunan merdivenlerde yapılan metal sohbetleri dinleyiciler arasındaki bağı arttırıyordu. Daha sonrasında Punk dinleyicisinin de ortaya çıkması, ülkeye metal dinleyicisine yönelik ürünler getirilmesi ve 1993’te İnönü Stadyumu’nda yapılan büyük Metallica konseri ile metal müzik, televizyonlarda iyice yer almaya başlamıştı. Artık televizyonlarda tek bir soru vardı: ”Kim bu metalciler?”

Başta TRT olmak üzere televizyon kanalları Akmar Pasajı’na gidip gençler ile röportajlar yapmaya başladı. Genellikle toplumun ön yargı ile yaklaştığı tişörtlerde bulunan kurukafalar ve uyuşturucu kullanımı hakkında sorular yönelten haber ekipleri aynı zamanda bu yeni kültürü tanımaya çalışıyorlardı. Başta ılımlı yaklaşılan metal müzik, rock müzik gibi kendisine olan ılımlı yaklaşımı koruyamamaya başladı. Yaşadığımız toplum ve kültüre bu yeni akım ters gelmeye başlamıştı. Uzatılan saçlar, deri ceketler ve kurukafalı tişörtleri ile toplumda satanist imajı çizen kitle aynı zamanda verilen röportajlarda da verdikleri yanlış mesajlarla ciddi bir antipati kazanmış durumdaydı. Ayrıca Türkiye’de bulunan metal müzik yayın organlarında kullanılan sloganlar bu müziğe yabancı kitlenin ön yargı duymasına sebep oluyordu. Özellikle Çağlan Tekil‘in çıkardığı Non Serviam isimli derginin sloganı olan ”On a mission from satan”  aslında Blues Brothers’a bir gönderme niteliği taşıyordu. Ancak metal dinleyicisi olmayan kişiler bunu yanlış algılamıştı. Dergi de zaten illegal yollardan çıkarıldığı için kapatılmıştı.

Akmar Pasajı’nda Satanist Avı

İlk olarak satanizm ve metal arasında olan bağ nedir? Biraz bu konu üstüne yoğunlaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Öncelikle metal müzik dinleyen birine satanist gözü ile bakmak çok yanlış bir davranış. Satanizm aslında metal kültüründe çoğunlukla imaj olarak kullanılan bir durum. Günümüz Tanrı’sına karşı olan isyanın yansımalarından biri gibiydi aslında. Ciddi anlamda satanizm öğesi taşıyan tek metal kültürü ise İskandinav bazlıydı. Ancak İskandinav kökenli ülkelerde yalnızca metal müzikte değil tüm alanlarda zorla Hristiyan olmalarından dolayı Hristiyanlığa karşı bir saldırı mevcuttu.

Ülkemizde ise olay çok daha farklı bir boyuttaydı. Engin Ardınç‘ın ”Değinmeceler” adlı köşesinde yazdığı ”Metaaal!” isimli yazı ve Sabah Gazetesi’nde 1989’da yapılan metal konseri sonrası ”Şeytanın Çocukları” başlıklı haber ile ilk kez metal müzik Türkiye’de satanizm ile ciddi anlamda bağdaştırılmaya başlamıştı. 1998 yılında ise satanizm bazlı ölümler artmaya başlamıştı. Alman Lisesi’nde öğrenimlerini devam ettiren Aslı Yardımcı ve sevgilisi Cenan Yuğaç bir gece Ataköy’de bulunan bir apartmandan atlayarak intihar etti. Arkalarında ”Biz buraya ait değiliz.” notunu bırakan ikilinin ölümünü polis, bir tarikata üye oldukları ve bu tarikatın emri ile intihar ettikleri şeklinde nitelendirdi. Asıl şok edici olan ve Akmar’a darbeyi vuran olay ise 1999’da gerçekleşen Ortaköy cinayetiydi. Satanist bir grup ile arkadaşlık kuran Şehriban Coşkunfırat o gece bir satanist grup tarafından vahşice katledildi. Yapılan otopsi sonrası ölü bedenine tecavüz edildiği öğrenilen Coşkunfırat’ın bedeni yarı gömülü ve çıplak halde mezarlıkta bırakılmıştı. Katillerine neden öldürdükleri sorulduğunda ise 99 depremi sonrası olan artçı sarsıntıların aslında şeytanın kurban istemesinden dolayı olduğunu ve onların da bundan dolayı Şehriban’ı kurban ettiklerini söylüyorlardı. Katillerin üstleri arandığında hepsinin çantasından sadece Akmar Pasajı’ndan temin edilebilecek ürünler çıkmıştı. Arkasından verdikleri ifadelerde bu olayı Akmar Pasajı’nda planladıklarını söylemelerinden sonra büyük Akmar Pasajı baskını gerçekleşti. Polis, Akmar Pasajı’na yaptığı baskınlarda Apache Ayhan gibi Akmar Pasajı’nın birçok simge ismini gözaltına almıştı. O günden itibaren de Akmar Pasajı bir daha eski Akmar Pasajı olamadı.

Günümüz Akmar Pasajı

Akmar Pasajı artık müzik ile öne çıkmasa da edebiyat yönü ile öne çıkmaya devam etmekte. Alt katında hala çeşit çeşit metal müzik dükkanı bulunsa da eskisi kadar ilgi görmüyor. Yine de pasajın günümüz metal müziğine olan katkıları asla unutulamaz. Yeniden bir müzik kalesi olmasını umut ettiğimiz Akmar Pasajı şimdilik birçok anıya ev sahipliği yapmaya devam edecek gibi gözüküyor.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
63

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here