Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
32

Die Brücke (Köprü) grubu, Alman dışavurumculuğu denildiğinde şüphesiz akla ilk gelen oluşumdur. 7 Haziran 1905’te Almanya’nın Dresden kentinde kurulan grup Alman sanatında önemli bir yere sahiptir. Teknik üniversitede mimarlık okuyan dört yenilikçi genç (Karl Schmidt-Rottluff, Ernst Ludwig Kirchner, Erich Heckel ve Fritz Bleyl) tarafından kurulmuş olan grup, yine bu sanatçıların, sanatı bir lüks olarak görüp daha yararlı işlerde çalışmak gibi güdümlü bir etkinlik göstermek moda haline geldiği bir sırada, mimarlık mesleğinden tamamen vazgeçip sanata yönelmiş kimselerdi. Grup 1913 yılına kadar yaklaşık 70 sanatçıyı bünyesinde barındırmıştır.

Köprü ismi modern sanatın farklı dallarda eserler veren sanatçıların bağını simgelemektedir en başta. Daha sonra sanatçılar, eserlerinin gelecekle olan bağını göstermesi adına Köprü adına daha da derin bir anlam yüklemişlerdir. Kirchner’e göre onların adı, geleceğe atılan bir köprüyü ifade etmektedir, ancak hayran oldukları ve Böyle Buyurdu Zerdüşt adlı kitapta sık sık Brücke zum Übermenschen (Üstün insana doğru köprü) deyimini kullanan Nietzsche’ye gönderme yapıldığı da açıktır.

Bugün sizlere 5 Tabloda Köprü grubundan bahsedeceğiz.

1. Karl Schmidt-Rottluff – Deichdurchbruch

Doğduğu kent olan Rottluf’u daha sonra adına ekleyen Karl Schmidt-Rottluff,  genellikle manzara ve nü eserleriyle tanınır. Manzara resimlerinden biri olan Deichdurchbruch eseri tek kelimeyle dışavurumcu bir eserdir. Dışavurumcu ögeler barındıran eser Rottluff’un en ünlü eserlerinden biridir. Resimde sıcak ve soğuk renklerin oluşturduğu kontrast hakimdir. Biçimler çokça deforme edilmiş, ayrıntılardan uzaktır. İki boyutlu olan resimde siyah kontürlerle dikkat çekmek istenilen yerler vurgulanmıştır.

2. Ernst Ludwig Kirchner – Modelle Otoportre

Ernst Ludwig Kirchner, şüphesiz Köprü oluşumunda en farklı yere sahip olan sanatçıydı. Ayrıntılarla zaman kaybetmeyen sanatçı, sentetik bir sanat anlayışına sahiptir. Eserlerindeki kaba, sert fırça darbeleri hızlı bir geçiş sağlar. Asıl amacı tuvaline gerçek  duyguları aktarmak ve iç gerçeğe varmaktır.

Modelle Otoportre, adlı eserinde tuvali dikey biçimde kullanan sanatçı eserin sol tarafında kendini resmetmiştir. Hareketli bornozu, elindeki fırça ve renkleriyle dinamizmi simgelemektedir. Resmin sağ tarafında kalan arkadaki model ise tersine beyaz elbisesi ve oturuşu kendine zıt olarak dinginliğin sembolüdür. Kullanılan pembe ve yeşil renklerle, tuvalin sağ ve sol, alt ve üst kısmıyla bu zıtlık devam ettirilmiştir. Kontürlerle istenilen yerler vurgulanmıştır eserde. Bariz belli bir deformasyona sahip olan resim, tamamen dışavurumcu ögeler taşır.

3. Erich Heckel – Masadaki İki Adam

Erich Heckel, ağırlıklı olarak kırsal manzaralar ve insan resimlerini konu almıştır. İnsan figür formları üzerinde ve formun bütününde olduğu kadar, detaylarda ve özellikle de, portrelerde, geometrik alt yapı, sert çizgilerle kompoze edilmiştir. Figür-doğa kompozisyonlarında öncelikle açık-koyu dengesi, bütünün oluşmasına hizmet etmiş ve doğa-insan ifadesi çarpıcı bir şekilde, dışa yansıtabilecek yoğunlukta kullanmayı tercih etmiştir. Portrelerinin üzerinde kontrast ışık-gölge oyunlarını,
renklerle sentezleyerek, dışa vurmada ifadeyi ön plana çıkararak nitelikte kullanmıştır.

4. Emile Nolde – Altın Buzağının Etrafında Dans

Schmidt-Rottluff sayesinde Köprü grubuna katılan Emile Nolde, dışavurumculuğun en zengin kişiliklerinden biridir. Renk paletindeki cesurluğu ve sezgisel tutkusu onu Köprü grubuna yakınlaştırmıştır.

Buzağının Etrafında Dans adlı eserinde kullandığı sıcak-soğuk renklerin kontrası resme dinamikleştirmiştir. Özellikle kullandığı kırmızı, sarı ve kiremit rengi resme kışkırtıcı bir hava katmıştır. Tuvalin altında kalan mavi ve beyaz zemin ne kadar sakin, dingin ve sadeyse tuvalin üst kısmı tam tersi olarak hareketli, kışkırtıcı ve karışıktır. Figürler kaba ve sert fırça darbeleriyle biçimsizleştirilmiş bu da dans ederken kendini kaybetmiş olan ilkel kabilenin ifadelerine yoğunlaşılmasını sağlamıştır. Eser hacim duygusundan yoksun tek boyutludur. Her bakımdan dışavurumcu olan eser Nolde’nin zengin kişiliğinin bir yansıması gibidir.

5. Otto Mueller – Liegende

Otto Mueller, doğayı ve doğa içinde insan figürünü ele alış biçimiyle en başarılı ekspresyonistlerdendir. Eski Mısır sanatından ilham alan sanatçı, vahşi doğanın biçimsel çarpıcılığı içinde insanoğlunun, kökenine, özüne, doğallığına ve hatta ilkel yaşamdaki sade doğa yaşamına geri dönüşünü anlatır.  Doğa içinde insanların duyumlarını büyük bir sadelikle ifade etmeye çalışmıştır. Mueller  eserlerinde realist olmayan, düz, sade, sakin bir lirizme sahip dekoratif renkler kullanır. Kullandığı çizgisel kontürlerle resmettiği motiflerin doğayla bir olmasını sağlamıştır.

5 Tabloda Dışavurumculuk I ve II’ye buradan ulaşabilirsiniz.

Kaynak:

1- LYONTON Norbert, Modern Sanatın Öyküsü, Remzi Kitabevi, 2015

2- GOMBRICH, E. H., Sanatın Öyküsü, Remzi Kitabevi, 2014

3, 4

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
32

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here