2020 yılına yaklaştığımız şu günlerde seyahat etmeyi, yeni yerler keşfetmeyi sevenler için yeni lokasyonlar da belli olmaya başladı. Seyahat tutkunları da şimdiden 2020 ajandalarında gitmek istedikleri rotaları belirlemeye başladı.

Biz de işinizi biraz daha kolaylaştırmak istedik. 2020 yılında ,hala gitmediyseniz, çok da göz önünde olmayan bu adresleri ajandanıza ekleyebilirsiniz.

Ragusa, İtalya

İtalya’nın güneyinde mafyalarıyla ünlü Sicilya Adası’nda yer alan Ragusa, bu bölgenin en güzel şehirlerinden biri. Ufak sokakları ve Barok mimariden güzel eserleriyle UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alan Ragusa, iki bölgeden oluşan bir şehir.

1600’lü yılların sonunda gerçekleşen büyük depremden sonra halk, şehri vadinin kayalık olan üst kısmına taşımaya karar vermiş. Günümüzde de Ragusa iki farklı bölgeden oluşan bir şehir. Özellikle vadinin üstünde kalan bölge insanı büyüleyecek bir manzaraya sahip. Şehrin alt tarafta kalan kısmına Ragusa İbla (Eski şehir), üst tarafta kalan kısmına ise Ragusa Süperiore (Yukarı Ragusa) deniyor.

17. yüzyıldan kalma birçok tarihi yapıya ve katedrale rastlayacağınız şehir, mutfağıyla da oldukça zengin. Ragusa’da Sicilya ve Akdeniz mutfağından birçok farklı tadı deneme şansına sahipsiniz.

Vilnius, Litvanya

Litavanya’nın başkenti Vilnius, Avrupa’da özellikle 2. Dünya Savaşı döneminde çok önemli bir stratejik merkez iken, bugünlerde çok da popüler değil. Belki havasından, belki de çok bilinmemesinden dolayı Vilnius arka planda kalsa da 2020 için ziyaret edilebilecek yerler listesine ekleyebilirsiniz. Türkiye’den doğrudan uçabileceğiniz, ekonomik olarak cepleri çok zorlamayan bu sakin Baltık şehri sizi beklediğinizden daha çok şaşırtabilir.

Tarihi açıdan büyük öneme sahip Vilnius, 2009 yılında UNESCO Dünya Mirası listesine de dahil edilmiştir. Birçok Avrupa başkentinde olduğu gibi Vilnius’un da en popüler yeri Old Town bölgesi…

Old Town bölgesinde Vilnius’un en eski sokağı olarak kabul edilen Pilies Sokağı, Vilnius Katedrali ve katedral meydanı, Litvanya Ulusal Müzesi Vilnius’un en turistik bölgeleri arasında yer alıyor. Bu sakin şehri ziyaret ettiğinizde bu üç lokasyon mutlaka listenizde yer almalı. Bu sokaklarda ve meydanlarda gezerken Barok mimarinin güzel örnekleriyle de karşılaşacaksınız.

Salzburg, Avusturya

Mozart’ın doğup büyüdüğü, Avusturya’nın en doğa dostu şehirlerinden Salzburg… Özellikle kış mevsiminde gezmeyi sevenlerin gözdesi olan ve önemli kayak merkezlerine de oldukça yakın olan Salzburg, yeşili bolca göreceğiniz küçük ve sevimli bir Avusturya şehri.

Salzburg adını aldığı Salzach Nehri’nin iki yanına kurulu ve bolce yeşili olan bir şehir. Mozart’ın anavatanı olan Salzburg’un en popüler mekanları arasında Mirabell Sarayı ve bahçeleri var. 17. yüzyılda ilk olarak inşa edilen saray, 18. yüzyılda bugün kullanılan halini almış.

2-3 gün ayırıp gezebileceğiniz Salzburg’da Mozart’ın doğduğu ve büyüdüğü evi de görme şansına sahipsiniz. Burası artık bir müze olarak kullanıldığı için herkesin ziyaretine açık…

Metz, Fransa

Fransa’nın en eski yerleşim merkezlerinden olan Metz, Moselle ve Seille Nehri çevresine kurulmuş tarihi bir şehir. Almanya’ya çok yakın olan Metz, bir dönem Almanların egemenliği altında kalmış olsa da son olarak asıl kökeni olan Fransa’nın himayesine geçmiş.

Ortaçağ Fransa’sının en önemli ve eski yapılarından olan Aziz Pierre-aux-Nonnains Bazilikası ve Metz Katedrali, şehrin en turistik noktalarının başında geliyor.

Avrupa’da sessiz ve sakin birkaç günlük tatil düşünenler için Metz ideal bir adres olabilir. Eğer vize sorununuz da yoksa Metz’den Hollanda ve Almanya’ya da birkaç saat içerisinde geçebilirsiniz.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here