The Business of Fashion ve McKinsey & Company’nin bu yıl dördüncüsünü yayımladığı moda raporuna göre 2020 yılında markaları zorlu bir süreç beklemekte.

Görünüşe göre moda liderleri, 2020 yılını pek de dört gözle beklememekte. Zorlu geçen bir 2019 yılının ardından, bu yıl da ne yazık ki moda sektöründe büyüme beklenmiyor. Eski moda anlayışının yavaş yavaş değişmeye başladığı bu dönemlerde, global sorunları göz önüne alarak markalarında yenileşme sürecine geçecek isimlerin, kazanan taraf olacağı öne sürülmekte.

İnsanların gün geçtikçe bilinçlenmesi, yıllardır ihlal edilen hem insan hem de hayvan haklarının ciddi bir düzeyde savunulmaya başlanması ile birlikte, dünyayı ekseninden kaydıracak değişimler yaşanmakta. Gelişen teknoloji ile birlikte globalizm anlayışının benimsendiği çağımızda, ülke sınırlarının anlamlarını yitirmeye başlaması ile kültürler, belki de hiç olmadığı kadar birbirine yakınlaşmış, hatta karışmış durumda.

Yıllar önce belirlenen standart güzellik ölçütlerinin ve lüksün, çevreciliğin önüne geçmesinin miadını doldurmasına tanıklık ediyoruz. Özellikle 2019 yılının başlarından itibaren.

Bir yanda sesi yüksek Z Kuşağı, diğer yanda adeta modanın kitabını yazmış, literatüre geçmiş; ancak tam da bu sebeple değişimi reddeden eski moda evleri. Kimin üstün geleceğini tam olarak kestiremesek de, yapılan araştırmalar yeniliğe uyum sağlayabilenlerin 2020’den sağ çıkabileceği görüşünde.

Az önce sözünü ettiğimiz globalizm konusunun getirisi olarak, ABD, İngiltere, Fransa, İtalya gibi bilinen moda pazarlarının yanı sıra, 2020 yılında Çin, Hindistan, Orta Doğu ve Rusya da pazara güçlü bir şekilde giriş yapmaya hazır halde.

Sürdürülebilir ve oyunu herkese eşitlikten yana kullanan markaların sayısı bir hayli az olsa da, bu ögeleri tekil olarak bulmak artık mümkün; ancak her iki kavramı da ele alan markalar gerçekten henüz çok azınlıkta. Bu alandaki açıklığı önceden keşfedip hızlı adım atan firmalar, gelecek yılı büyüme ile kapatacağa benziyor.

Sosyal medya, marketing, PR çalışmalarının da alışılagelenden farklı bir düzeye ulaşması, yaratıcılığın ön plana çıkarılması, online store anlayışının geliştirilmesi ve internet üzerinden sipariş edilen ürünlerin teslimat sürelerinin kısaltılması üzerine çalışmalar yapılması gerekiyor. Aşırı hızlı gelişen ve yenileşen teknoloji çağının her alanda yakalanması, bu zorlu dönemin en kârlı biçimde atlatılması için hayati önem taşımakta.

2020 yılının ajandasında kendine yer bulacak 10 maddelik listenin birkaç maddesi ise şöyle:

1) Çin’in Ötesinde

Çin, moda endüstrisine ilgi çekici nitelikte yatırımlarını sürdürürken, 2020 yılında endüstri için lider konuma geleceğe benziyor. Güçlü bir Çin’i bu konuda yenmek ise, ancak markalarını uluslararası platformlara taşıyacak şirketler ile mümkün olabilir.

2) Sosyal Medyanın Gücü

Geleneksel reklam kampanyaları göz önüne alınırsa, markaların bu şekilde halkın her kesimine ulaşması imkansıza yakın gözükmekte. Popülaritenin sosyal medya üzerinden geçerliliğini koruduğu günümüzde, markaların pazarlama bütçelerini genişletmeleri gerekmekte.

3) Önce Sürdürebilirlik!

Moda endüstrisi çevre kirliliğine inanılmaz ölçüde katkı sağlamakta. Bazı markalar bu konuda harekete geçmiş olsalar bile, diğerleri olayın ciddiyetini henüz kavrayamamışa benziyor. Daha çevreci bir topluma evrildiğimiz bu günlerde, sürdürülebilirlik alanında çalışmalar yapan firmalar, kazançlı çıkan taraf olacak.

Yapılan araştırmaların ne kadar doğru çıkacağını önümüzdeki yıl bu günlerde tekrar konuşacağız. O zamana kadarki gelişmeleri ise merakla beklemekteyiz!

Kaynak

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here