Bugün sizlerle bu yıl 92.si yapılacak olan Akademi Ödülleri’nin En İyi Özgün Şarkı kategorisine aday olan parçaları düzenlediğimiz listeyi paylaşacağız. En başta bu kategorinin başlığının tam olarak ne anlama geldiğinden bahsetmemiz gerekirse, bu ödül en iyi özgün şarkıyı yapmış olan şarkı yazarlarına verilir; şarkıyı seslendiren kişi ancak şarkının yazımında da yer aldıysa ve ismi geçiyorsa bu ödüle aday gösterilenlerden biri olabilir.

Bu seneki adaylar arasında ilk olarak hem Marriage Story’e yaptığı albüm ile En İyi Film Müziği dalına hem de bu kategoride Toy Story için yaptığı parçayla aday olan Randy Newman bulunuyor. Ayrıca kariyerinin yükselişini anlatan Rocketman filminin yine kendisinin seslendirdiği şarkısıyla aday olan Elton John ve ilk filmindeki Let It Go ile bir dönem revaçta olan Frozen’ın ikinci filminden Into The Unknown ile Kristen Anderson-Lopez ve Robert Lopez gibi önemli isimler bulunmakta. Şimdi vakit kaybetmeden yazarımız Barkın Ünlüeroğlugil’in de kaleme almış olduğu listemize geçiyor ve sizlere şimdiden iyi okumalar diliyoruz!

I Can’t Let You Throw Yourself Away (Toy Story 4) – Randy Newman

Toy Story’nin muazzam yeni karakteri Forky’nin kendisini sürekli çöpe atmaya çalıştığı sahnede çalan bu tatlı şarkı, klasikleşen animasyon serisinin yıllarca müziklerini yapan usta müzisyen Randy Newman’a ait (Bkz. 1995 tarihli Toy Story’den You’ve Got a Friend in Me). Şarkı, kullanılan enstrümanlarıyla ve back vokalleriyle tam bir traditional pop parçası. Vokallere çok fazla efor sarf edilmediği anlaşılsa da parça bütün olarak kesinlikle akılda kalıcı bir iş.

 

(I’m Gonna) Love Me Again” (Rocketman) – Elton John & Bernie Taupin

Hem 77. Altın Küre Ödülleri’nde hem de 25. Critics’ Choice Ödülleri’nde En İyi Şarkı ödülünü evine götüren ve böylece bu yılın da Oscar favorisi bu eser, Elton John’un kendisini anlatan bio-pic’i Rocketman için yazılmış. Ayrıca, bu filmin başrolü olan ve aynı Altın Küre’de müzikal-komedi dalında En İyi Oyuncu ödülüne sahip olmasına rağmen bu yıl Oscar adaylığı alamayan (!), yine de Kingsman’le gönüllerin şampiyonu olmuş Taron Egerton da şarkıda John’a eşlik ediyor. Adeta buram buram bir disco-pop eseri olan ve enerjisi hiç düşmeyen şarkının ayrıca bir de oldukça başarılı bir Purple Disco Machine remix’i bulunuyor.

 

I’m Standing With You (Breakthrough) – Diane Warren

Dünya çapında büyük başarı kazanmış ve hatta -maalesef- Bir Aile Hikayesi adıyla ülkemize de uyarlanmış This Is Us dizisinin Kate’i olan Chrissy Metz, Breakthrough filminin de başrolü olarak bu bu şarkıyı seslendiren isim oluyor. Film, eleştirmenler tarafından çok benimsenmese de tek Oscar adaylığını müzik ile almayı başarmış. Şarkı ise çok bir orijinalliği olmayan ortalama düzeyde bir klasik balad olsa da sonlara doğru olan koro bölümüyle dikkat çekmeyi başarıyor.

 

Stand Up (Harriet) – Joshuah Brian Campbell & Cynthia Erivo

Aynı zamanda Harriet ile En İyi Kadın Oyuncu ödülüne de aday olan, Genius’un da Aretha Franklin’ine hayat veren yetenek abidesi Cynthia Erivo, şarkıyı seslendiren kişi oluyor. Şarkı, sırf acapella sample’larıyla bile prodüksiyonunun özenle yapıldığı belli olan modern bir soul-pop eseri. Sonlara doğru ise adeta adım adım bir marşa dönüşmesi ise parçanın hissiyatını kesinlikle artırıyor.

 

Into The Unknown (Frozen II) – Kristen Anderson-Lopez and Robert Lopez

1 milyar doların üzerindeki hasılatı ve o dönemki küçük kız çocuklarının en büyük idollerinden birini yaratmasıyla Disney’in son yıllardaki en başarılı işlerinden olan Frozen (2013), Let It Go ile ortalığı adeta kasıp kavurmuştu. Hem Oscar’ı hem de Grammy’i evine götüren bu inanılmaz “catchy” baladın yazarları ise bir karı-koca: Kristen Anderson-Lopez ve Robert Lopez, Frozen’ın devam filminde de Into the Unknown ile aynı başarıyı elde etmek istemiş. Ancak hem devam filminin kalitesi hem de bu şarkı, hiç şüphesiz ki önceki işleri mumla aratıyor.

Glee ile çıkış yapan ve Frozen’ın yıldızlarından olan Idina Menzel, şarkının filmdeki versiyonunu seslendiriyor. Müzikal tarzdaki verse’lerin zayıflığı ise burada gerçekten şarkının seviyesini düşürse de en azından eserin Panic! At the Disco versiyonu ise bir tık daha yukarıda gibi. 2000’lerin başının emo-rock ikonu Brandon Urie’nin zamanla hem tarzını power-pop’a yöneltmesi hem de grupta artık kalan son üye olmasıyla birlikte, kendisini bir pop figürü olarak görmeye alıştık. Into the Unknown’da ise Urie yine elinden geleni yapıyor ancak hem nakaratın acayip “basit” olması hem de ne yaparsa yapsın bu şarkının Let It Go’nun gölgesinde kalacak olması ise hiçbir zaman değiştirilemeyecek bir gerçek!

Kaynak: 1, 2.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here