2017 yılının artık yavaş yavaş ardımızda bırakıyoruz. Bize göre 2017 sinema sektörü açısından oldukça verimli bir yıl oldu. Fakat her ne kadar 2017 verimli bir yıl olmuş olsa da elbette bizi hayal kırıklığına uğratan filmler de olmadı değil! Yanlış anlaşılmasın elbette her film çok büyük emekler ve çabalarla çekiliyor fakat bazen bazı filmlere bu bütün emek ve çaba yeteri kadar yansıyamıyor. Bizi büyük beklentilere sokmasına rağmen izlediğimiz zaman beklentilerimize yeterince cevap vermeyen 5 filmi sizin için derledik.

5. Justice League 

Batman, Superman, Wonder Woman, The Flash, Aquaman ve Cyborg resmen bir “süper lig” hatta Avengers’ın rekorunu kırmaya aday bir film, fakat her şey bu kadar yolundayken DC’nin en güçlü karakterleri bir araya gelmişken bu film bizi ve daha birçok kişiyi neden hayal kırıklığına uğrattı?

Öncelikle tekrar belirtelim; hayal kırıklığına uğramış olmamız Justice League‘e kötü bir film diyoruz anlamına gelmez. Lütfen filmin hayranları bize kızmasın!

Hiç şüphesiz çizgi roman dünyasının en büyük iki ismi Marvel ve DC yalnız çizgi roman dünyasında değil, sinema salonlarında da karşı karşıya geliyor. Bu yıl iki DC, Logan’ı saymazsak iki de Marvel filmi vizyona girdi. Justice League dışında vizyona giren bir diğer DC filmi olan Wonder Woman, kimi çevreler tarafından beğenilmese de biz dahil büyük bir çoğunluğun beğenisini topladı. Durum böyle olunca haliyle Justice League’e karşı da beklentilerimiz oldukça arttı. Fakat film bizim beklentilerimizin oldukça altında kaldı. Yine de Wonder Woman’dan önce vizyona giren iki DC filmi Batman vs Superman ve Suicide Squad’la kıyasladığımız zaman Justice League oldukça başarılı bir film. Fakat filmin şüphesiz en büyük sorunu, iki ayrı yönetmene sahip olması. Hatırlarsanız, yaşadığı zorlu süreç yüzünden yönetmenliğe ara verme kararı alan Zack Snyder yönetmen koltuğunu Avengers’ın yaratıcısı Joss Whedon’a devretmişti fakat bu filmi iyi bir noktaya taşımak yerine adeta filmin felaketi oldu. Ayrıca film, yeni bir mekan, karakter, durum gösterdiği zaman ona kendini tanıtacak süreyi vermemiş.

Justice League her ne kadar içinde uzun zamandır yan yana görmek istediğimiz karakterleri bir araya getirmiş olsa da maalesef “sıradan” bir süper kahraman filmi olmanın ötesine geçememiş.

4. Kara Kule

Stephen King’in yedi kitaplık serisi Kara Kule, fantastik edebiyat okurlarının sinemaya uyarlanmasını en çok istedikleri romanların başında geliyordu.

Normalde bir kitap serisi sinemaya uyarlanırken üç kitap da olsa yedi kitap da olsa mantıken ilk kitaptan başlanır. Yedi serilik bir Kara Kule ise bu kuralı reddetmiş ve birkaç kitabın “ortaya karışık” hali olarak seyirci karşısına çıkmış. Bu durum filmin kitap versiyonuyla hiç tanışmamış izleyiciler için bir sorun teşkil etmeyebilir. Fakat Kara Kule eserlerinin çok katmanlılığını ve yüksek potansiyelini bilen okurlar için aynı şey geçerli değil. Anlaşılan o ki filmin senaryo ekibi tamamen yapımcıları memnun etmeyi amaçlamış. Bu elbette günümüz filmlerine bakıldığı zaman çok normal bir durum ve filmi “izlenilebilir” kılıyor. Yine de belirttiğimiz gibi Stephen King’in yarattığı Kara Kule ve bu film özellikle atmosfer açısından çok farklı noktalarda kalıyor. İlla ki 2017’de vizyona giren, Stephen King’in eserlerinden uyarlanmış bir film izlemek istiyorsanız bu Kara Kule değil It olsun, bizden size küçük bir öneri.

3. Testere: Jigsaw Efsanesi

Artık kabak tadı veren bir seri Jigsaw. Bir, iki, üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz bu seri daha ne kadar uzayacak? Belirli bir kitap veya kurguya sahip olmayan Testere serisi bize göre üç bilemedin dördüncü filmin ardından artık beyaz perdeye veda etmeliydi. Fakat kendine güçlü bir seyirci kitlesi oluşturmuş filmin doğal olarak gişede de kazandıracağı düşüncesine sahip olan yapımcılar bu seriyi daha devam ettirecekler gibi görünüyor. İlk filmlere kıyasla oldukça basit ve sıradan bir kurgusu olan filmin elbette nabız yükselten bölümleri de var fakat yedi yıllık bir aranın ardından en azından daha başarılı bir geri dönüş yapılabilirdi. Serinin sevenleri tarafından heyecan uyandıracak bir film fakat eğer serinin büyük bir hayranı değilseniz izlemenize değecek bir film de değil.

2. Mumya

Mumya bir korku figürü olarak ele alındığında beyaz perde de hiçbir zaman; vampir, zombi, kurtadam gibi figürlerle aşık atamadı. Fakat işin içinde Tom Cruise‘un adı geçince Mumya filmi merakla beklediğimiz filmler arasına girmişti. Peki beklediğimize değdi mi? Hayır. Tom Cruise gibi hayat verdiği her karakteri büyük bir heyecanla canlandıran bir aktör için bu film adeta kariyerinde büyük bir leke. Klişenin ötesine gidemeyen film vakit geçirmek için izlenebilir, fakat 1999 yapımı bir “mumya” filmi olan Brendan Fraser filminin yanından bile geçemez.

1. Kabuktaki Hayalet

Scarlett Johansson‘ın oyunculuk yeteneği tartışmaya kapalı bir konu. Fakat artık kendisini benzer rollerde izlemekten çok sıkıldık! Galiba canlandırdığı Black Widow karakterinden dolayı çoğu yönetmen tarafından “yürüyen aksiyon sahnesi” olarak görülmeye başlanmış. Bu durum bizim açımızdan oldukça sinir bozucu bir hal almaya başladı. Fakat filmin eksik yönü keşke Scarlet Johansson’ı benzer karakterlerde izlemekten bıkmış olmamız olsaydı. Film bir aksiyon filmine göre o kadar sıkıcı ki. Hatta filmin ilk yarısından sonra filmi izlemek istemeyebilirsiniz bile. Fakat asıl aksiyon ikinci yarıda başlıyor. Bu duruma da bir yere kadar tahammül edebilirdik eğer Hollywood başarılı bir animeyi alıp aksiyon bombardımanı yaşatan bir Hollywood balonuna çevirmeseydi!

Masamune Shirow’un yarattığı Ghost in the Shell serisi mangasıyla büyük beğeni toplayan bir sanat ürünü. Ghost in the Shell’in sinemaya uyarlanacağı ilk duyurulduğu zaman özellikle manganın hayranları tarafından bu durum büyük bir heyecanla karşılanmıştı. Ta ki filmin baş rolünde Scarlet Johansson’ın yer alacağı açıklanana kadar. Bir Japon mangasının baş rolüne Amerikalı bir Hollywood yıldızının yerleştirilmesi oldukça çirkin bir şekilde buram buram ticaret kokan bir olay. Manga versiyonunun ruhunu taşımayan bu film görsel efektleri ve bazı aksiyon sahneleriyle birtakım seyirci kitlesini memnun etmiş olsa da bizim için başlı başına bir hayal kırıklığı oldu.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here