Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

Charlie Chaplin, İngiliz sinema yönetmeni, oyuncu, yazar, film müziği bestecisi, kurgucu ve komedyen. 1914’ten 1967’e kadar Charlie Chaplin 132 tane film çekti. (Tüm filmografisi) Bize 132 adet film bırakabildi. Ama aynı zamanda bize mizah yoluyla nasıl eleştiri yapılabileceğini öğretti. 1889 baharında dünyaya geldi ve sinema dünyası henüz ondan habersizdi. Zor bir çocukluk geçirdi. Ama hep ayaktaydı. İnsanları güldürebiliyordu ama hüznü hep gözlerinden okunuyordu. Sizler için ”vay be” dedirtecek bir hayat hikayesi derledik. Keyifli okumalar.

Charles Spencer Chaplin 16 Nisan 1989 yılında Londra’da doğdu. Aktris bir anne ve aktör bir babanın tek çocuğuydu. Başka babalardan olma iki kardeşi daha vardı. Sdney annesiyle birlikte büyüdü. Diğer kardeş Wheeler Dryden annenin sorunlu yaşantısından dolayı daima uzakta büyütüldü.

 

Charlie Chaplin henüz 3 yaşındayken annesi ve babası ayrıldı. Charlie, annesi ve başka babadan doğma kardeşi Sdney Chaplin ile birlikte İngiltere’nin fakir semtlerinin birinde fakirlik içinde büyüdü. Sıkıntıların ardı arkası kesilmiyordu. Bu sefer annesi sesini kaybetmişti. Sesi onun için oldukça önemliydi çünkü sahne adıyla Lily Harley kazancını aynı zamanda ses sanatçılığıyla da kazanıyordu. Bu ses kaybı işini sonlandırmıştı. Zaten yoksulluk içinde olan aile daha kötü günler geçirmeye başladı. Her şeyini kaybeden anne psikolojik rahatsızlıklar yaşamaya başlayınca bir rehabilitasyon merkezine yatırıldı. Charlie kardeşi ile birlikte babasının yanına gönderildi fakat baba bir süre sonra alkol bağımlılığı yüzünden vefat etti. Bu sefer kardeşler annelerinin yanına tekrar geri gönderildiler ama annenin durumu gittikçe kötüleşiyordu. Çocukların bakım evine yatırılmasına karar verildi.

Yıllar geçtikçe Chaplin kendi ayaklarının üzerinden durmasını öğrendi ve tıpkı ailesi gibi tiyatroya katıldı. Chaplin ciddi anlamdaki ilk sahne tecrübesini “The Eight Lancashire Lads” adlı grupta çalışırken yaşadı. Turne turne gezmeye başladı. 1910-1912’de Amerika’da turnelere çıkmaya başladı. Yıllar böyle devam ederken Amerika’da kalmaya karar verdi.

Chaplin; iddialı tavırları ve bir İngiliz olmasından kaynaklanan “yabancılığı” ve bağımsız karakteri nedeniyle başta Mack Sennett tarafından şüpheyle karşılansa da kısa süre içinde yeteneğini kanıtlayıp yerini sağlamlaştırdı. Keystone ile birlikte çalıştığı bir yıl boyunca 35 filmde rol alan Chaplin hızla ünlü oldu. Aldığı rollerin birinde doğaçlama olarak bir karakter yarattı ve bu karakter artık onun ölene kadar imzası olacaktı. Seyirci bastonlu, melon şapkalı bıyıklı Şarlo‘ya birden ısınmıştı. Chaplin, Şarlo tiplemesiyle 60’dan fazla film çevirdi. 1918 yılında kendi film şirketini kurdu, şirketini kurduktan sonra The Kid/Yumurcak(1921), The Gold Rush/Altına Hücüm(1925), City Lights/Sahne Işıkları(1931), The Modern Times/Modern Zamanlar (1936), The Great Dictator/Büyük Diktatör (1940) gibi başyapıtlara imzasını attı.

Tüm bunlarla uğraşırken aynı zamanda başka dertlerle de uğraşıyordu. Amerika’da yaşayan Chaplin, Amerika vatandaşlığını reddedince Amerika’nın gözüne batmaya başlamıştı. Zaten filmlerin çoğunda toplumsal sorunlara şiddetli eleştiri yapıyordu. Büyük Diktatör filminde de Nazi Almanya’sına karşı ağır eleştirilerini devam ettirdi. Resmi olarak hala barış içinde olan iki ülkenin bu film oldukça ilgisini çekti. Amerika bu olaydan sonra Charlie Chaplin hakkında karalama kampanyası başlattı ve 1953 yılında onu sürgün etti. Bunun üzerine Chaplin ölünceye kadar yaşayacağı ülke olan İsviçre’ye eşi ve çocuğuyla birlikte taşınma kararı aldı.

1972 yılında Oscar özel ödülünü almak için Amerika’ya geri döndü.

 

1975 yılında 86 yaşında iken İngiltere Kraliçesi II. Elizabeth tarafından şövalye unvanına layık görüldü. Chaplin 1977’in noelinde İsviçre’de uykusunda hayatını kaybetti. 1 Mart 1978’de naaşı küçük bir İsviçreli grup tarafından fidye istenmek üzere kaçırılmaya kalkışıldıysa da hırsızlar amaçlarına ulaşamadan yakalandı. Chaplin’in naaşı 11 hafta sonra Cenevre Gölü’nde 1,8 metre suyun altından çıkartılıp tekrar mezarına defnedildi.

DİPNOT 1: Charlie Chaplin, kim en çok Charlie Chaplin’e benziyor adlı yarışmasına katıldı. Birinci olduğunu düşünebilirsiniz ama maalesef 3. oldu.

DİPNOT 2: Söz Sunay Akın’da.

Kahkahasız geçen bir gün boşa geçmiş bir gündür.
Çok fazla düşünüyor ama çok az hissediyoruz.
Bu dünyada hiçbir şey kalıcı değil – hatta sorunlarımız bile.
Kaynak: 1
Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
2

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here