İnsanoğlu, geleceği ve yarının getireceklerini asırlardır merak ediyor. Geleceğe yönelik bu merak duygusu en önemli bilim insanlarınca keşfetmenin en mühim kısımlarından biri olarak gösteriliyor (“Önemli olan sorgulamayı bırakmamak. Merakın var olmak için kendi nedeni vardır: Sonsuzluğu, hayatın, gerçekliğin inanılmaz yapısının sırlarını çözmeye çalışmak“, Albert Einstein), çağları değiştirecek bilimsel keşiflerin temelinde çoğunlukla merak duygusu yatıyor. Uzay yarışının ön planda olduğu 60’ların başında Dünya’nın süper gücü olmak için Amerikalılarla yarışan Sovyetler de, bu hissiyatla uzak geleceği, 2017 yılını çeşitli illüstrasyonlarla tasvir etmiş ve ortaya insanoğlunun kolektif bilincinin değişkenliğinden vizyondaki farklılığa kadar birçok şeyi yüzümüze vuracak enteresan görüntüler çıkmış.

20. Yüzyılda yapılan 2017 tasvirlerinde, günümüz dünyasının bürokratik ve teknokratik yönetimler altına gireceği öngörülmüş. O dönem ABD’yi idare eden Eisenhower hükümeti, hidroelektrik barajlardan otoyollara milyonlarca insanın yaşantısını değiştiren yeniliklere imza atarken bu teknolojik sıçramaların 60’lardan sonra da aynı hızda devam edeceği düşünülmüş. Bu durumun bir benzeri de Kruşçev idaresindeki Sovyetler Birliği’nde yaşanmakta olduğundan, biraz da komünist dokunuşun etkisiyle, ‘uzak gelecek‘te iki devletin yarışının aynı hızda devam edeceği savıyla bu tasvirler yapılmış.

Yine 60’larda yapılan çizgi dizi Jetgiller‘i andıran görüntülerde fütüristik şehirlerde topluca çalışan insanları görüyoruz. Geçmişin mimari anlayışıyla dizayn edilmiş retro bir gelecek tasviri söz konusu. Mesela üstteki illüstrasyonun “1939 yılında düzenlenen New York Fuarı‘ndaki tasvirlerden etkilendiği” söyleniyor. Özel bir sinema cihazıyla Sovyetler’in geleceğine bakan gençleri görüyoruz. Sovyetler’in özellikle sinemanın ilk yıllarında kameranın “kayda alan” özelliğiyle oldukça haşır neşir olduklarını biliyoruz, burada da devasa, kubbe-vari bir ekrandan geleceğini izleyen Sovyet gençleri 2017 yılına bakıyor.

Nükleer güçle çalışan trenler! Resmin altında, “Bering Boğazı’nın yanından geçiyor. Üstünden geçen şeyi görüyor musunuz? Atomik güçle çalışan trenler. Bu baraj Kuzey Buz Denizi’nden gelen soğuk akıntıyı engelliyor ve Uzakdoğu ikliminin muhafaza edilmesini sağlıyor” yazıyor. Nükleer güç (ve atom bombaları) o dönemin iki büyük gücü olan ABD ile SSCB arasındaki gerginlikte önemli bir kozdu. Rusların bu enerjiyi trenleri çalıştırmak için kullanmayı düşünmesi bu yüzden kulağa tuhaf gelmiyor.

Dünya yüzeyi eridiği için, sonsuz enerji kaynağı arayışındaki fütüristik aletler yerin altında kaynak arıyor. Köstebeği andıran aletlerin ısıya dayanıklı çelikten yapıldığı vurgulanmış.

Dünya’dan uzaklaşıyoruz. Işık hızına yakın seyahat eden yıldızlararası roketler Alpha Centauri‘ye doğru yol alıyor.

Igor ismindeki bu çocuğun babası hava durumunu kontrol eden bir şirkette çalışıyor. Soğuk Savaş esnasında ABD de SSCB de hava durumu kontrolüne potansiyel bir silah gözüyle bakıyordu. Igor kahvaltısını hazırlaması için eski bir bilgisayarı andıran mutfağa komutlar veriyor.  Aynı Jetgiller‘in mutfağı gibi.

 

Igor’un evinde videolu bir telefon var, bu telefonla konuşabilmek için karşıdaki kişinin yakınlarda olması gerekmiyor.

Igor’un annesi geleceğin Karadeniz’i üzerindeki yüzen kreşler ile ilgileniyor (cidden böyle yazıyormuş).

2017’de hava durumu hata payı olmadan tahmin edilebiliyor.

Igor’un hava durumunu değiştiren babası.

Fakat bazı sorunlar da yok değil. Mesela birtakım kirli emperyalist odaklar ellerinde olmaması gereken silahlarla başka ülkelerle uğraşıyorlar. Kim acaba bu kirli emperyalistler?

Emperyalistler Güney Pasifik’te bir ada üzerinde yaptığı silah deneyleri sonucunda adayı havaya uçurup hava durumunun etkilenmesine yol açmışlar. Igor’un babası durumla ilk elden ilgileniyor.

İstasyondaki çalışanlar cesurca hamlelerle günü kurtarıyorlar.

Igor ülkeye dönen kahraman babasına sarılıyor, Sovyet kadınları kahramanların üstüne çiçekler atıyor. Altın sarısı fütürist kıyafetlere dikkat.

…Ve görüntülü telefon sayesinde aile yeniden bir arada. Emperyalist güçlerin silahları 2017 yılı itibariyle zaptedildi, ancak kapitalist sistemlerinin son kalıntıları yaşamaya devam ediyor. Igor’un ailesi ve Sovyetler ise mutlu bir ütopyanın içindeler. Bunlar güzel günleri.

Kaynak: 1. 2.