Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
21

Caz müziğin eski stillerinden biri olan swing, two beat jazz (iki vuruşlu caz) adı altında sınıflandırılır. Beat sözcüğü vuruş ve ritmik ağırlık noktası anlamına gelmektedir. 1920’li yılların sonunda caz müziğin two beat stilleri başlangıçta kapıya dayanmış gibi değerlendirilirdi. Harlem ve Kansas City gibi eyaletlerde 1928/1929 yıllarında değişik bir çalış tarzı ortaya çıktı ve swing doğdu. Swing, two beat jazz’ın aksine four beat jazz (dört vuruşlu caz) olarak adlandırıldı.

Swing, caz müzik tarihinde çok önemli bir sözcük oldu. İki ayrı anlamda kullanılmaya başlandı. Bu durum da yanlış anlama, anlaşılma durumuna sebep olmaya başladı. İlk olarak swing ritmik bir ögeyi tasvir eder. Caz bu ögeyle, klasik müziğin formundan gelen o gerilimi kazanır. Bu öge caz müziğin stillerinde, evrelerinde ve çalış tarzlarında bile mevcuttur zaten. Öyle ki swing olmazsa caz da olmaz bile denilebilir.

Swing aynı zamanda 30’lu yılların caz stilinin adıdır. Ortaya çıkan bu stille caz, caz rock ve fusion’dan (füzyon anlamına gelmektedir) önce en büyük ticari başarısını kazandı ve Benny Godman swing kralı ilan edildi. Bir caz parçasını swing yapmak ile o parçanın swing olması arasında ince bir çizgi vardır yalnız. Tabi her şeye rağmen bir swing parçası swing yapmak durumundadır. Lakin swing yapan her caz parçası swing olmak zorunda değildir.

Benny Godman

30’lu yılların swing stili, büyük orkestraların yani Big Band’leri karakterize etmektedir. O zamanlarda Count Basie ve Bennie Moten’ın orkestralarında riff adı verilen bir stil gelişti. Gelişen bu yeni stil caz müziğin evriminde çok önemli bir nokta olan call and response şeması (Afrika müziğine kadar dayanan bir soru-cevap ilişkisi) ortaya çıktı. Gelişen bu tarz cazı kitlere satılabilir bir hale getirmişti.

Count Basie
Bennie Moten

30’lu yıllarda bir taraftan da büyük orkestralar (Big Band) gelişirken bir taraftan da solo yapmanın önemi artıyordu. Bu çelişkiyi şöyle açıklayabiliriz: Caz müzik her zaman aynı anda hem kolektifin yani ortak bir durumun hem de bireyin müziği olmuştur. Aynı anda birden çok şey olduğu için kıymetli olması da boşa değildir. 30’lu yıllar bu nedenle aynı zamanda büyük solistlerin dönemi olmuştur. Klarnetçi Benny Godman, piyanist Teddy Wilson, trompetçi Bunny Berigan, tenor saksafoncu Coleman Hawkins gibi üstatların dönemiydi.

30’lu yıllların sonuna doğru swing çok büyük bir endüstri haline geldi. Hatta o zamanlarda swing için bütün zamanların en büyük müzik endüstrisi denmekteydi. Nitekim o zamanlar için doğru bir yaklaşımdı bu. Lakin o zamanların müzik endüstrisi ile bugünün müzik endüstrisine baktığımız zaman o zamanların bu dev rekoru bugünün şartları altında çok çok küçük bir rakamdı. Swing sözcüğü satış politikalarında kullanılmaya başlandı. Sakızların, hediyelik eşyaların üzerinde, anahtarlıkların üzerinde yani her yerdeydi. Satışı garantilemek isteyen herkes swing sözcüğünü  ağzında sakız misali arsız arsız patlatıyordu. Ticari talepler yerine geldikten sonra unutuldu, ruhunu kaybetti ve klişeleşmeye başladı.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!
21

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here