Hepimizin belki de bir kez bile olsa üzerine düşündüğümüz bir soru: “Hayat gelecekte nasıl olacak?” Halen uçan arabalarımız olmasa ve uzayda yaşamıyor olsak da en azından iPhonelara ve internete sahibiz.

Bu soru 1800’lerin sonlarında da insanların aklını kurcalıyordu. 1899, 1900, 1901 ve 1910 yıllarında Fransız sanatçılara tam olarak bu soru yöneltildi. Sizce 2000’li yıllarda hayat nasıl olacak?

Sanatçılar hayallerini resme döktüler ve Jean-Marc Côté’nin öncüsü olduğu projenin ilk serisi 1900’de Paris’teki Dünya Sergisi’nde En L’an 2000 (2000 Yılında) adıyla gösterildi. En az 87 adet olduğu bilinen çalışmalar, sonraları hem kartpostal olarak hem de sigara paketlerinin üstüne basıldı fakat maddi yetersizlikler sebebiyle bu sayı sınırlı kaldı ve dağıtımları yapılamadı. Çizimlerde o dönem özellikle Denizler Altında 20.000 Fersah ve 80 Günde Devr-i Alem gibi kitapları oldukça popüler olan Jules Verne’in etkileri de görülebilir.

Kartpostallar, ünlü bilim kurgu yazarı Isaac Asimov 1980’lerde kartların bir kısmını keşfedene dek karanlığa karışmış durumdaydı. 1986’da Asimov kartları kendi açıklamaları eşliğinde Futuredays: A Nineteenth Century Vision of the Year 2000 (Gelecek Günler: 2000 Yılına 19. Yüzyıldan Bakış) adıyla yayınladı.

Koleksiyonla ilgili önemli bir diğer önemli detaysa aralarından birçok hayalin gerçekleşmiş olması.

Söylenenleri yazıya geçiren makine

Projeksiyonun birçok kartpostalda karşımıza çıkmasından projeksiyonla ilgili önemli gelişmeler beklendiği oldukça net:

Projeksiyon yardımıyla görüntülü konuşma

Görüntüleri büyüten projeksiyon

Sanayi Devrimi’nin etkisini iyiden iyiye hissettirdiği yıllarda makineleşme ve seri üretimin de hayallerin büyük bir parçası olduğunu görüyoruz.

Robot kuaför ve makyöz

Saçımızı yıkayacak ve başımıza masaj yapacak bir robot üzerinde çalışıldığını biliyoruz. Kişiye özel tasarım elbiseler yapacak bir robotunsa hayatımıza katılıp katılmayacağı bir merak konusu:

Beynimize aktarılan kitaplar

1903’te ilk uçuşlarını gerçekleştiren Wright Kardeşler’in çalışmalarının bu dönemin zihinlerini uçma hayaliyle süslediği görülüyor.

Jules Verne’in de etkisiyle denize ve deniz canlılarına olan ilginin de arttığını söyleyebiliriz.

Geleceği hayal etmek, ilerlemenin anahtarıdır. Teknolojik gelişmeler de bu hayalleri ve fikirleri gerçeğe dönüştürmek için verilen çabaların bir sonucudur. Hayallerinin bir kısmı gerçeğe çoktan dönüşmüş olan Côté ve Villemard gibi sanatçıların diğer çılgın fikirlerinin de gerçekleşmesi belki de an meselesidir.