Agadir Krizi, Birinci Dünya Savaşı’nın orta büyüklükteki etkilerinden biri olarak görülmektedir. Agadir Krizi, 1911’de Birinci Fas Krizinden sadece dört yıl sonra meydana geldi. Bazı literatürlerde Agadir’de yaşanan gerilime İkinci Fas Krizi denir. Kuzey Afrika’daki olaylar bir kez daha büyük Avrupalı ​​güçler arasındaki ilişkileri gerdi ve istikrarsız hale getirdi. Avrupa’nın Agadir Krizi yüzünden savaşın eşiğine gelmesi ve o dönemki diplomatik krizin yansımalarını daha büyük bir savaşa yol açan olaylardan biri olacaktı. Günümüz Fas topraklarında gerçekleşmiş olan Agadir Krizi diğer adıyla “İkinci Fas Bunalımı” büyük devletleri karşı karşıya getirip, Birinci Dünya Savaşı’nın zeminini hazırlayan olaylardan olmuştur. Bu kriz neticesinde Almanya ve Fransa ilişkileri geri dönülmez bir şekilde etkilenmiştir.

Agadir Krizi’nin öncesine bakacak olursak, Fas toprakları Fransa ve İspanyollar tarafından paylaşılmış, kukla bir hükümetle yönetilmekteydi. Fas’ın gerek konumu, gerekse içinde bulunan ticari ve askeri limanları bu devletler için önemini arttırmaktaydı. Tüm gerginliklerden önce bölge üzerinde uzlaşma içinde olan devletler içinde kendi birliğini sağladıktan sonra hızlı bir şekilde sanayileşip, süper güç olan Almanya İmparatorluğu ise denizaşırı sömürge ve kaynak arayışına girmişti. Bu dönemde Alman hükümeti, Fas’ın ekonomik potansiyeline inandıkları için daha iyi bir pay almak istiyorlardı. Alman Mannesmann Şirketi, Güney Fas’ta kazançlı madencilik imtiyazları elde etmek istedi. Şubat 1909’da iki büyük güç, Almanya’nın Fas’ta sahip olduğu “özel çıkarları” tanıdığı bir anlaşma imzalarken, Fransa Almanya’nın ticari ve ekonomik çıkarlarına saldırmamayı kabul etti. Fransızlar Almanya’nın Fas’ta iki hayati demiryolu hattının inşasına başlamasına izin vermeyeceğini açıklayana kadar her şey iki güç arasında kazasız belasız ilerliyordu. Alman ve Fransız dışişleri bakanları karşılıklı çıkarları korumak amaçlı anlaşma masasına oturdu ancak görüşmeler tarafların uzlaşısıyla sonlanmadı. Bunca sorun arasında Fas’da bir isyan çıktı, tarihi kaynaklar tahmin edileceği üzere isyanın Almanların desteğiyle çıktığını belirtir.

Fas’ın bağımsızlık yönündeki siyasi hareketleri bu sebeplerden ötürü çabucak Alman desteğine kavuştu. Ayrıca Almanya İmparatorluğu gelecek savaşı öngörerek Britanya İmparatorluğu ve Fransa Cumhuriyeti arasındaki müttefikliği test etmeyi amaçlıyordu. 1911 yılında Fas içinde başlayan ayaklanma, olayları daha da tırmandırdı. İsyancılar Almanya İmparatorluğu tarafından açıkça destek gördü, kamuoyu bu duruma şaşırmıştı. Fas’da ki isyan gittikçe daha tehdit edici hale gelince Fransızlar durumun kendileri için çok daha kötüye gittiğinin farkına varıp, Fas topraklarında yaşayan vatandaşlarını ve onların mülklerini korumak bahanesiyle 20 bin kişiden oluşan bir seferi kuvvet gönderme kararı aldı. Asıl hedeflenen ise Alman çıkarlarına hizmet eden bir hükümet kurulmasını amaçlayan isyanı bastırmaktı. İspanyollar da bölgedeki çıkarlarını korumak için bir askeri çıkartma için hazırlıklara başladı. Almanya, Fransa’nın düzeni sağlamak için Fas’a daha fazla birlik göndermesi durumunda, ülkeyi terk etmeyeceklerine ve ülke genelinde Fransız otoritesini savunmak için kullanılacağına inanıyordu. Bunun, Fas’ın güneyindeki Alman madencilik çıkarlarını tehdit edeceğine inandılar. Teknik olarak Fransız askerlerinin kontrolü ele geçirmesi ve şehri daha güvenli hale getirmesi gerilimi azaltır diye düşünülürken; Alman hükümetinin asker sayısının fazlalığından rahatsız olduğunu açıklamasıyla daha da tırmandı. Fransız hükümeti, Alman İmparatorluğu’nun taleplerini geçiştirip Fas içindeki askerlerinin sayısını azaltmadı. Bunun temel nedeni Almanların bu denli bir olay için karşılıklı çıkarları sekteye uğratmayacağı ve konumu nedeniyle müdahale gücü olmamasıydı. Almanlar ise tüm dünyayı şaşkına çevirecek bir hamle yapacaktı…

1 Temmuz 1911 günü Almanlar ekonomik çıkarlarını ve Fas’da yaşayan Alman vatandaşlarını koruma bahanesiyle, Fas kıyısına savaş gemisi gönderdi. Almanya İmparatorluğu’nun temel amacı deniz ticaretinin devamını sağlayıp, Fas’da bulunan Almanları ve isyancıları silahlandırmaktı. Bu hiç kimsenin beklemediği büyük bir gövde gösterisiydi. Dünya ufak çaplı bir krizden neredeyse savaşın eşiğine gelmişti. Bu sırada Alman borsası büyük kayıplar yaşamış ve Almanya ekonomisi kötü bir şekilde etkilenmeye başlamıştı. Bu olay neticesinde geri adım atma isteğinde olan Fransa Cumhuriyeti, Almanlarla müzakerelere başladı. Müzakereler sonucunda Almanya İmparatorluğu Fas’da bulunan haklarından vazgeçmesi karşılığında, Fransa’dan Kongo sahil şeridinde kayda değer topraklar aldı. İki süper güç arasındaki rekabeti ayyuka çıkaran bu gerilim, 3 sene sonra bir dünya savaşına sebep olacaktı.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here