Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

1977 yılı, Ohio Üniversite Kampüsü’nde üç kadına tecavüz vakası. Kurbanlardan biri, tecavüzcüyü tarif ederken şöyle diyordu: “Sessizdi. 3 yaşında bir kız çocuğu gibi davranıyordu.”

İşte o kız çocuğu, görünüş itibariyle yetişkin bir erkek olan William Stanley Milligan, bilinen ismiyle “Billy” Milligan’dı.
Tecavüzlerinin yanında silahlı soygun da suçlarının arasındaydı. Mahkemedeki savunmasında, suçları işleyen kişilerin kim olduklarını bile bilmediğini söyleyecekti. Psikologlar, bu aşamada onun “Dissosiyatif kimlik bozukluğu”, ya da “Çoklu kişilik bozukluğu” hastası olduğunu teşhis ettikten sonra Billy; mahkemeden ve onlarca yıl hapisten böyle bir gerekçeyle kurtulan ilk insan olarak, yargılama tarihinde bir ilke imza attı.

Çoklu kişilik bozukluğunu basitçe; küçük yaşlarda belirli olaylar sonucu yaşanılan travmayı/travmaları kaldıramayan beynin, buna dayanabilecek yeni kimlikler yaratması olarak özetleyebiliriz.
Daniel Keyes, Billy’nin daha 5 yaşındayken “İsimsiz Çocuk”, “Shawn” ve “Christene” olmak üzere ilk 3 kişiliğinin olduğunu iddia ediyordu.

Peki Billy’nin travması neydi?

Billy’nin babası komedyen Johnny’nin alkolizm, kumar bağımlılığı ve depresyon sonucu kendini karbonmonoksitle zehirleyerek intihar etmesi üzerine; annesinin dikiş tutmayan yeni evliliği ve hata üzerine hataları, Billy’nin çocuk zihninin kaldırabileceğinden fazla bir yüktü.
Travmalar zincirinin son halkası, en ağırı olacaktı. Bu evliliğin de bitiminden sonra şarkıcı anne Dorothy, Billy’yi ve kardeşlerini de alarak eski kocasıyla yeniden evlendi ve bu evlilik bir yıl sürdü. Bu süreçte 8 yaşında olan Billy, ikinci üvey babası Chalmer tarafından cinsel istismara uğramıştı.

Henüz 20’li yaşlarının başında onlarca suça karışmıştı. Suçları sabit olup mahkemeye taşındığındaysa önce şizofrenide karar kılınmış, cezasının ertelenmesi gündeme gelmişti. Daha sonra, psikologları çoklu kişilik bozukluğunda ortak karara varmış ve William Stanley Milligan’ın akıl hastanesine yerleştirilmesine karar verilmişti. Mahkeme ona ceza vermemişti, çünkü birçok kişiliğin birbirinden ve suç işleyen kişiliklerden haberi bile yoktu.

Akıl hastanesinde kendisi, 10 adet istenen (“istenen” isminde karar kılanlar Arthur ve Ragen karakterleriydi. Bu karakterler bilinci paylaşabiliyorlardı.) , 13 adet istenmeyen (“undesirable” karakterler, Arthur ve Ragen’ın koyduğu kurallara uymayanlardı.) olmak üzere tam 24 karaktere sahip olduğu ortaya çıktı.

Şimdi o karakterlerin özelliklerine bakalım.

Billy tarafından çizilen bir tasvir.

İstenen kişilikler:
1. Billy: Öz kişilik.
2. Arthur: Bilimde ve tıpta (Özellikle hematoloji’de) uzmanlaşmış, sofistike ve entelektüel bir İngilizdi. Karakterleri “istenmeyen” olarak sınıflandırabilen iki kişilikten biriydi.
3. Ragen Vadascovinich: İsmi “rage-again” kelime grubundan türetilmişti. “Öfke tutucu” kişilikti. Slav aksanlı bir Yugoslav’dı, Sırpça konuşabiliyor ve yazabiliyordu. İnanılmaz güçlüydü. İstenmeyen karakterleri kontrol altına alabiliyordu. Lider olarak tanımlanabilirdi ve kişiliklerin tümüne “aile” adını vermişti. “Aile” için yaptığını söylediği soygun suçlarını kabul etmişti, fakat tecavüzler hakkında hiçbir bilgisi yoktu.
4. Allen: Dolandırıcı ve manipülatördü. Dış dünyayla en çok bağı olan karakterdi. Portreler çiziyor ve bateri çalıyordu. Sağ elini kullanan ve sigara içen tek karakterdi.
5. Tommy: Allen gibi müzikle ve resimle ilgilendiği için sık sık karıştırılıyordu. Tenor saksafon çalıyordu ve elektrik konusunda uzmandı.
6. Danny: İnsanlardan, özellikle de erkeklerden hoşlanmıyordu. Yalnızca natürmort çiziyor, asla manzara resmi çizmiyordu. Bunun sebebi olarak, üvey babası Chalmer’ın ona kendi mezarını kazdırdığını ve kendisini oraya gömdüğünü söylüyordu.
7. David: 8 yaşındaki David, “acı tutucu” karakterdi. Diğerleri acı çektiğinde bilinci devralarak acıya karşı koyuyordu.
8. Christene: 3 yaşında bir kız çocuğuydu ve okulda Billy’nin başı derde girdiğinde, köşede onu bekleyendi. Disleksisi vardı fakat Arthur ona okumayı ve yazmayı öğretmişti. Ragen’la arasında özel bir bağ vardı.
9. Christopher: Christene’in abisiydi. Mızıka çalıyordu.
10. Adalana: Bir lezbiyendi ve “diğerleri” için yemek ve temizlik yapan karakterdi. Billy’nin avukatına göre Adalana, Milligan ya da diğerlerinin bilgisi olmadan tecavüzleri yapanın kendisi olduğunu kabul etmişti.

İstenmeyen kişilikler:
Bu kişiliklerin bilinci devralması Arthur ve Ragen tarafından yasaklanmıştı ve yalnızca Billy hastaneye gönderildikten sonra kendilerini serbest bıraktılar.
11. Phil: Bir tür gangsterdi ve küçük suç planları yapıyordu. Brooklyn aksanıyla konuşuyordu. Suçlu olarak etiketlenmişti.
12. Kevin: Kevin da bir suç tasarlayıcısıydı ve bir eczaneyi soymayı düşünüyordu. O da suçlu olarak etiketlenmişti.
13. Walter: Avustralyalı bir avcıydı ve harika bir yön duygusu vardı. Bir kargayı vurduğu için bir istenmeyendi.
14. April: Tüm düşüncesi Billy’nin üvey babasını yok etmek olan April’ın istenmeyen olarak etiketlenmesinin sebebi, Ragen’ı Chalmer’ı öldürme konusunda az kalsın ikna etmesiydi. Son anda Arthur onunla konuşmuş ve vazgeçirmişti.
15. Samuel: Bir Yahudi’ydi ve tanrı inancı olan tek karakterdi. Başkalarının çizimlerini sattığı için kötü olarak işaretlendi.
16. Mark: Tüm işi çalışmaktı. Ondan bir zombi olarak da bahsediliyordu, çünkü söylenmediği sürece hiçbir şey yapmıyor, sıkıldığında yalnızca duvara bakıyordu.
17. Steve: Bir sahtekardı ve komedyendi, taklitler yapardı. İstenmeyen olarak etiketlenmesinin sebebi, komedinin Billy’nin ailesini kötü etkilemiş olmasıydı.
18. Lee: “Aile”nin başını derde sokacak eşek şakaları yapıyor ve davranışlarının sonuçlarını düşünmüyordu. Şakalarından bir tanesi yüzünden hücreye kapatıldığı için o da bir istenmeyendi.
19. Jason:  Başlarda “Aile”nin basınç valfi olan Jason, daha sonradan istenmeyen olarak etiketlendi çünkü ailenin başını büyük belalara sokmuştu.
20. Bobby: Heyecan arayışındaydı ve dünyayı krize sürüklemek istiyordu. Fakat bunları yapmak için bir azmi yoktu.
21. Shawn: 4 yaşında ve sağırdı, kafasında bir tür titreşim hissetmek için uğultu yapıyordu. İstenmeyen olarak etiketlendi çünkü sağır olmanın hayatının ilerleyen dönemine bir faydası yoktu.
22. Martin: New York’lu bir züppeydi. Hiç çalışmadan her şeye sahip olmak istiyordu.
23. Timothy: Kendisiyle flört eden gay bir adamla karşılaşana kadar bir çiçekçide çalıştı. Daha sonra kendi dünyasına döndü.

Bir karakter daha vardı ve “istenmeyen” değildi.
24. The Teacher (Öğretmen): Billy’nin gelişim kaydetmesinde uzak ara etkili bir kilometre taşıydı. Diğer 24 kişinin bir özetiydi ve diğerlerinin neredeyse tüm düşünce ve hareketlerinden haberdardı. (Kesin olmamakla beraber, Billy’nin doktoru bu kişilik için, o ana kadar tanıdığı en akıllı ve en büyüleyici insan olduğunu söylemiştir.)

Akıl hastanesinden 36 yaşında çıkan William Stanley Milligan, hayatı boyunca başka bir suça karışmadı. 12 Aralık 2014’te 59 yaşındayken, Ohio’da bir bakımevinde kanserden öldü.

Hayatı hakkında 1981 yılında Daniel Keyes tarafından yazılan “The Minds of Billy Milligan” roman ödül aldı. Bunun yanı sıra birçok film projesi de ortaya atıldı.
Bu yıl vizyona giren Shyamalan imzalı “Split” filmi de konu itibariyle büyük ölçüde Billy’nin hayatından esinlenmiş. Şiddetle tavsiye ettiğimizi belirtelim. Güzel bir hafta geçirmeniz dileğiyle.

Kaynak: 1.

Beğen
Beğen Harika Heuheu WOW Olmamış Kızdım!

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here